15 Ağustos 2014 - 09:07 - Güncellenme: 30 Ekim 2020 - 19:15
G: 30 Ekim 2020 - 19:15
BİR ZAMANLAR TÜRKİYE - 24
ARAP SABUNU:
Deterjanların günümüzdeki gibi
yoğun bir biçimde henüz günlük hayata girmediği yıllarda, temizlik işlerinde
çoğunlukla arap sabunu ya da beyaz kalıp sabunlar kullanılırdı. Kalıp sabuna
nazaran temizleme kabiliyeti daha yüksek olan “arap sabunları” bakkallarda,
kesif kokusundan dolayı dükkânın genellikle dışına konulan bir tenekenin içinde
muhafaza edilirler, bakkal tarafından metal bir kaşık yardımıyla, naylon
torbanın içine doldurulduktan sonra tartılarak satılırlardı. Görüntüleri itibarıyla
ağdalı-sümüksü kıvamlarından, sarı renklerinden ve kendilerine has oldukça
itici kokularından beklenmeyen temizleme özellikleri, onların bulaşık hariç
hemen her yerde kullanılmalarına neden olurdu. Yerlerin, merdivenlerin,
muşambaların, çamaşırların arıtılması işlemlerinde kadınların en büyük
yardımcısı olan arap sabunları, artık günümüzde iyice gözden düştüler. Bu
sabunları satan bakkal da kalmadı.
CUMARTESİ
EĞİTİM-ÖĞRETİM:
İlk ve ortaokullar, 1974
yılına kadar Cumartesi günleri de öğrenime devam ettiler. Cumartesileri diğer
günler gibi tam değil yarım gün kabul edilirdi. Bu yüzden öğretim iki saatti.
İlk ders 1 saat sürer, sonra on dakika teneffüs olur, ardından da 40 dakikalık
ikinci ders yapılır ve bahçede hep bir ağızdan İstiklal Marşı okunduktan sonra
bir buçuk günlük hafta sonu tatiline girilirdi. Bu uygulama 1974-75 öğretim
yılından itibaren kaldırılarak, Cumartesi günü tam gün tatil kabul edildi.
KAĞIT KÜLAH
FIRLATMA BORULARI:
Çocukların, nalburlardan ortalama
30 santim uzunlukta kestirerek satın aldıkları gri renkli, sert plastik su
boruları, 70’li ve 80’li yıllarda, onların hain emellerine alet olan bir silâh
şeklinde kullanıldılar. Cephaneleri, defterlerinden kopardıkları dikdörtgen
kâğıtlar olup, çocuklar bunları bellerindeki kemere tomar halinde
tuttururlardı. Açık kalmış bir pencere gördüklerinde derhal bu tomardan bir
kâğıt koparıp, ucu sivriltilmiş bir külâh haline getirerek borunun ucuna
sokarlar ve ardından da nişan aldıkları istikamete doğru üflerlerdi. Külâh ok
gibi borunun öbür ucundan fırlar ve pencereden içeriye hızla girerdi. Bu oyun,
genelde yaz tatillerinde çocuklara müthiş zevk veren bir eğlence olmakla
birlikte, onca işleri arasında misafir odalarını doldurmuş bu davetsiz
misafirleri toplayarak imha etmek zorunda kalan ev kadınları için aynı şey
söylenemezdi. Otuz dereceyi aşan bunaltıcı günlerde kamışlı hain veletler
uzaklaşana kadar mecburen camlar kapatılırdı. Bazen de çocuklar kendi
aralarında gruplar oluşturarak birbirleriyle külâh savaşı yaparlardı. Daha
azgınca olanları kâğıt külâhın sivri kısmının ucuna bir de toplu iğne
sapladıkları için birtakım istenmeyen kazalar da meydana gelirdi.
Yorumlar
+ Yorum Yap
Yorum yazarak topluluk kurallarımızı kabul etmiş ve tüm sorumluluğu üstlenmiş olursunuz.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
İlginizi Çekebilir

CHP Giresun İl Başkanlığının kapıları yeniden açılıyor

Giresun’da ayak tenisi şöleni şampiyonlukla tamamlandı

Giresun’un yeşil alanları bakıma alındı

Sardes’te 2 bin 500 yıllık heykel gün yüzüne çıkarıldı

15 Temmuz Şehitler Ortaokulu çevresinde yol ve kaldırım yenilendi
Trend Haberler
Mersin İl Emniyet Müdürü Aktaş’tan anlamlı ziyaretler

AK Parti Giresun İl Başkanı Alkan, Genç ve Dinamik ekibini açıkladı

Bulancak’ta Sanatın Yeni Adresi, Erdinç Ekmekçi Sanat Akademisi

CHP Giresun İl Başkanlığına Karaibrahim atandı

Giresun’da tarihi gün! Hekim Tower’ın temeli atılıyor



