11 Mart 2016 - 09:01 - Güncellenme: 30 Ekim 2020 - 19:15
G: 30 Ekim 2020 - 19:15
BEYTÜLMALE RİAYET 2
İnsan için üç nevi emanet muamelesi vardır. Rabbine, kendine ve halka
karşı. Cenab-ı Hakka karşı olan emanet, bütün ilâhi kanun ve hükümlere
uymaktır. Kendine karşı olan emânet, dini ve dünyası için en Salih ve menfaat
veren şeyi tercih etmektir. Halka karşı olan emânet ise, hukuklarını gözetmek,
kendisi için istediğini onlar için de istemektir.
Müslümanların hazinesi olan beytülmal müessesi, Peygamber Efendimizden
bilitibar günümüze kadar, en büyük emanetlerden biri olarak kabul edilerek, her
türlü maddi ve manevi tedbir muvacehesinde muhafazaya çalışılmış, bu hususta
günümüz Müslümanlarına ışık tutacak, ibret verici hadiseler yaşanmıştır.
Bedir ganimetleri arasında bulunan bir kadife kaybolmuştu. Münafıklar: “Onu herhalde Peygamber almıştır”,
diye mel’ûnâne bir şâyia çıkarmak istediler. Bu hadise üzerine Cenab-ı Hak şu
ayet-i celileyi inzal buyurdular: “Bir
Peygamber için emanete (yahut ganimet malına) hainlik etmek. Bu olur şey değil.
Kim böyle hâinlik eder (ganimet ve âmmeye âid hasılattan bir şey aşırır,
gizler) se kıyamet günü hâinlik ettiği o şey (in günahını) yüklenerek gelir.
Sonra herkes ne etti, ne kazandıysa (mücâzât ve mükâfâtı) eksiksiz ödenir.
Onlar haksızlığa uğratılmazlar.”
Peygamber Efendimiz (s.a.v) hadis-i şeriflerinde şöyle buyururlar: “Allah’a ve Ahiret gününe iman eden bir
kimse, Müslümanların henüz dağıtılmamış ganimet mallarından olan bir hayvana,
zayıflatıncaya kadar binip de, onu bu haliyle gerisin geriye ganimet malları
arasına bırakmasın. Yine Allah’a ve Ahiret gününe inanan bir kimse, Müslümanların
henüz dağıtılmamış ganimetlerinden olan bir elbiseyi, eskitinceye kadar giyip
de, onu bu haliyle, gerisin geriye ganimet malları arasına bırakmasın”
Fahri Kâinât Efendimiz bir seferden sonra, Hz Bilal’e, elde edilen ganimetlerin
toplanması için ilan etmesini söylemişti. Ganimetler toplanıp, ehil olan
kimselere dağıtılmaya başlandı. Taksimat bittikten sonra bir zat elinde bir
yular olduğu halde Peygamberimizin yanına geldi ve: “Ya Rasülellah, bu benim
topladığım ganimettir”, dedi. Peygamber Efendimiz celallenerek: “Sen Bilal’i,
îlan ederken duymadın mı? Onu zamanında getirmene ne mani oldu?”. Adam özür diledi. Peygamber Efendimiz (s.a.v):
“Sen bunu, kıyamet gününde getirirsin. Şimdi bunu senden asla kabul etmeyeceğim
diyerek, ona yaptığı işin ne büyük bir suç olduğunu anlatarak, tövbe etmesini
temin etmek istedi.
Hayber savaşı günü Sahabe-i Kiramdan bir zat vefat etmişti. Peygamber
Efendimiz (s.a.v) Eshabına şöyle buyurdular: “Arkadaşınız üzerine namaza
durunuz. (Ben bu namazda bulunmayacağım). Muhakkak ki sizin arkadaşınız, Allah
yolunda savaşılırken, elde edilen ganimet malından çalmıştır.” Zeyd bin Halid
hazretleri buyururlar ki: O kimsenin eşyasını araştırdık ve gördük ki çaldığı
şey, iki dirhem bile etmeyen bir Yahudi
boncuğu imiş.
Peygamber Efendimiz; beytülmal’in vazifelilerine; bekâr iseler,
evlenebileceklerini, evleri yoksa, ev alabileceklerini, bir miktar da maaş
ödeyeceğini, bunların ötesinde bir servet yığan memurların, bir hain veya bir
hırsız olacaklarını, haber vermiş ve şöyle buyurmuşlardı:“Bizim kendisine vazife verdiğimiz bir kimse (vergi olarak aldığı)
küçük bir iğneyi bile bizden gizlerse o (yaptığı şey) bir hıyanet ve bir
hırsızlıktır.”
İbnü’l-Lutbiyye el-Ezdî ismindeki zekat memuruna hediye aldığı için çok
kızmış ve halka hitaben: “Nasıl oluyor da bizim göndermiş olduğumuz bir vergi
tahsildarı, dönüp geliyor ve bu size aittir ve şu ise bana hediye olarak
verilmiştir, diyebiliyor. O, anasının veya babasının evinde oturup kalsaydı da,
görseydi bakalım kendisine herhangi bir hediye gelecek miydi!” diyerek bu nevi
hediyelerin rüşvet olacağını haber vermiştir.
Değerli okurlarım!
Hz. Ebu Bekir (r.a), Yemen valisi Muaz bin Cebel hz.lerine “hesabını ulaştır”
emrini vererek, beytülmal’in, israfa kaçmadan en güzel şekilde istimalini temin
etmiştir.
Hz. Ömer (r.a), bir yere vali tayin ederken, onlara şahitler huzurunda,
katıra binmeyeceklerine, ince elbiseler giymeyeceklerine, has undan yapılmış
ekmek yemeyeceklerine, halkın ihtiyaç ve şikâyetlerine kapılarını
kapatmayacaklarına ve muhafızlar edinmeyeceklerine dair yemin ettirirdi.
Hz. Ali (r.a), Hazine Müdürü Ebu Râfi hazretlerine, hazineden alıp
kızına taktığı bir ziynet eşyasının hesabını sormuş, Rey valisi Yezid b
Huceyye’yi gelirlerin 30 bin dirhem eksik çıkması üzerine muhakeme edip
hapsetmiş, Amcası, Abbas (r.a)‘ın Basra valisi olan oğlu Abdullah (r.a)‘ı bir
şikayet üzerine sorguya çekmiş, gelir ve gider hesaplarının ve harcamalarının
nerelere yapıldığını istemiştir. Hz. Abdullah ise hakkındaki şikâyetlerin
asılsız olduğunu, icabederse vazifeden çekilebileceğini bildirmiştir.
Kıymetli okurlarım!
Binbir emekle vücuda
getirilen binalar ve onlara ait olan her türlü eşya, “Emanetlerine ve
ahidlerine riayet ederler” kavli
celilini düstûr alarak, gözümüz gibi
muhafaza edip, korumamız icabeden birer emânetullah ve emanet-i pirândır.
“Ganimet eşyasından mal çalan bir kimseyi ele geçirecek olursanız
eşyasını yakınız. Kendisini de dövünüz.” buyuran Peygamber Efendimiz (s.a.v) yine:
“Ganimetten mal aşıran bir kimseyi saklayan kimse de onun gibidir.” buyurarak
ümmetini ikaz etmişlerdir.
Unutmayalım ki, Beytülmal ve kul hakkı cehenneme girmeye yegâne
sebeptir.
Yorumlar
+ Yorum Yap
Yorum yazarak topluluk kurallarımızı kabul etmiş ve tüm sorumluluğu üstlenmiş olursunuz.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Gözden Kaçmasın
Giresun'da temizlik mesaisi devam ediyor
Görüntüle →İlginizi Çekebilir

AK Parti Giresun’da yerel yönetimler bir araya geldi

Giresun’da ayak tenisi şöleni şampiyonlukla tamamlandı

Motorinde Büyük İndirim Beklentisi

Bulancakspor A Takımı için yetenek avı! Gençlere büyük fırsat!

Giresun’un yeşil alanları bakıma alındı
Trend Haberler
Mersin İl Emniyet Müdürü Aktaş’tan anlamlı ziyaretler

AK Parti Giresun İl Başkanı Alkan, Genç ve Dinamik ekibini açıkladı

Bulancak’ta Sanatın Yeni Adresi, Erdinç Ekmekçi Sanat Akademisi

CHP Giresun İl Başkanlığına Karaibrahim atandı

Prof. Dr. Güzel’in öğrencilik hayalindeki başarısının hikayesi



