Yıldız Haber
Yıldız Haber
Açık
Giresun · 25°C
Bizi Takip Edin
25 Temmuz 2014 - 08:53 - Güncellenme: 30 Ekim 2020 - 19:15 G: 30 Ekim 2020 - 19:15

BAYRAM

0 Okunma 0 Paylaşım
Mevla’mızın lütuf ve ihsanı ile farz olan Ramazan orucumuzu ve Ramazan-ı şerif içindeki teravih namazlarımızı eda edip, içinde kadir gecesi bulunmayan bin aydan daha hayırlı olan Kadir gecesini de ihyaya gayret ettik ve yine üzerimize terettüb zekat, mali cihad ve sadakay-ı fıtırlarımızı da eda ederek, böylece bu aya mahsus olan ibadetlerimizi ifa ettikten sonra yine Mevla’mızın lütuf ve keremiyle hep beraber bayramı idrak etmiş bulunuyoruz.             Bugün Yüce Rabbimizin emrine imtisal ederek bu mübarek aya hürmet edip oruç farizasını yerine getirenler için, dünyada Rabbimizin ihsan buyurduğu sevinç, saadet ve İlahî bir ziyafet günüdür. Bugünün fazileti hakkında İbn-i Mes’ud R.A şöyle rivayet ediyor: “Bir gün Peygamber Efendimiz S.A.V buyurdular ki: “Müminler oruçlarını tutup bayrama çıktıklarında Allah-ü Zülcelal hazretleri şöyle buyurur: “Ey Meleklerim! Her amelin sahibi ecrini ister. Benim emrime riayet ederek, nefsine sahip çıkıp, oruçlarını tutmuş olan kullarım da bayrama çıkmışlar ve benden ücretlerini istemektedirler. Sizler şahid olunuz. Ben onlara affımla ve rahmetimle muamele ettim.” Bunun üzerine bir münadî oruç tutan müminlere hitaben: “Ey Allah’ın emrine riayat ederek oruçlarını hakkıyla tutan ümmet-i Muhammed! Sizlere müjdeler olsun. Geldiğiniz yerlerinize dönünüz. Sizlerin seyyiâtı, hasenata tebdil olundu.” diye ümmet-i Muhammed’den oruç tutanları ve bu ayı memnun edenleri bu şekilde tebşir ederler. Ne mutlu böyle bir müjdeye mazhar olanlara...             Değerli okurlarım             Dün malumunuz, Ramazan-ı şerif olması hasebiyle oruç tutmak farzdı. Bu gün ise haram. Yine dün, dini bakımdan suç sayılan yeme ve içme bugün bir nevi ibadet olmaktadır. Zira her ikisinde de Rabbimizin rızasını aradık. Ancak dün bu rıza-i İlahîyi oruç tutarak aramıştık. Bu gün ise bayram yaparak aramaktayız. Biz kullar için mühim olan husus, İlahî emre riayet etmektir. Zira Rabbimizin rızasını kazanmak da onun emrettiği hususları, emrettiği zamanda, emrettiği kadarını yapmakla mümkün olur.             Bayramların maddi ve manevi bakımdan birçok fa ideleri vardır. Bunlardan en mühimmi de esasen var olan dini ve manevi kardeşliğin daha da kuvvetlenmesi ve dinimizin çok kıymet verdiği kardeşlik şuurunun daha çok inkişaf etmesi. Bu dini ve manevi kardeşler arasındaki sevgi ve saygı, uhuvvet şuuru, hayırda birlik ve beraberlik çok ehemmiyet arz eden bir husus olup, Allah’ımızın, Peygamberimizin ve Allah dostlarının en çok razı ve memnun olduğu hususların başında gelmektedir. Kıyamet günü hiçbir amel ile elde edilemeyecek İlahî ecir ve mükâfatlara bu sayede mazhar olunacağını Fahr-i Kainat efendimiz haber vermektedir. Allah’tan korkmadan fitne ve fesat çıkartarak kin ve nefretle hareket etmek de Allah muhafaza, maddi ve manevi bakımdan tam bir felakettir. Bu sebeple elde olarak veya olmayarak din kardeşleri arasında ufak tefek kırgınlıklar olsa bile, Allah rızası için bu bayramları fırsat bilerek, onlara nihayet vermek tam bir gönül birliği içerisinde olmak ve çocukları, yaşlıları daha da farklı sevindirmek gibi daha nice ferdi ve içtimaî, maddi ve manevi faideleri vardır.             Muhterem müminler! Bu gibi bayramlar dünyevî bayramlardır ve lezzetleri de dünya gibi fanidir. Hakiki müminin bu bayramlardan hariç daha bir çok bayramları vardır. Enes İbn-i Malik hazretleri bu bayramların başlıca beş tane olduğunu beyan buyurmuşlardır. 1-     Bir mümin, sabahtan akşama kadar günah işlemezse, o gün işte onun bayramıdır. 2-     Dünyadan iman ve şehadet kelimesiyle giden bir mümin için de, yine büyük bir bayramdır. 3-     Sırattan salimen geçip, kıyametin şiddetinden emin olanlar için de aynı şekilde yine büyük bir bayramdır. 4-     Cehennemden emin olup, Cennete girenler içinde o gün bayramdır. 5-     Beşincisi ve en büyüğü ise müminlerin en büyük arzusu ve nihâi maksadı olan, Cemal-i İlahî ile müşerref olma bayramıdır ki, bunun haz ve zevkinin yanında dünyevi ve uhrevi bayramların lezzeti hiç kalır. İşte bu bayrama nail olabilmek ve bunu hak kazanmak ise dünyadaki samimi ve halisane gayret ve amellerimize, emvad-u ezkarımıza dikkat etmemize, Peygamberimizin ve Allah dostlarının şefaati, himmet ve teveccühlerine bağlıdır. O halde ebedi saadetimize ve ahiretteki bu ilahi bayramlara mazhar olmamıza mani olan fani dünyanın süfli, nefsani ve şeytani bir takım lezzet ve arzularının tesirinde kalmamak lazımdır. Şu Ramazan günlerinde ve bayram sabahında İsrail zaliminin zulmü altında yaşlı, çocuk, kadın, hamile demeden kan kusturanların Cenab-ı Hakkın Kahhar ismi şerifleriyle kahhar olmasını Yüce Mevla’mızdan niyaz eder, Tüm İslam aleminin ve siz değerli okuyucularımızın bayramını tebrik eder, Nice bayramlara kavuşmamızı Cenab-ı Haktan niyaz ederim.  

Yorumlar

+ Yorum Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!