16 Mayıs 2014 - 10:25 - Güncellenme: 30 Ekim 2020 - 19:15
G: 30 Ekim 2020 - 19:15
BAŞIMIZ SAĞ OLSUN!
3 gün değil 3 yıl yas ilan edilse de,
Bebekler babasız, kadınlar kocasız, analar evlatsız kaldı!
“Çizmelerimi çıkarayım mı?” sorusunu vicdanları dağlıyor değil mi?
Kamyon kamyon taputlar taşınması yürek burkuyor değil mi?
“Abi Mahmut çıkamadı! Beni bırakın bekarım onu alın abi. Onun karısı hamile…”
…
Ali Günaydın... Beş yıllık madenci,
Kardeşi Akif de kendisi gibi maden işçisi.Tek farkları, birbirine komşu iki ayrı ocakta çalışmaları…
Olay günü ikisi de sabah vardiyası için evlerinden çıkıyor...
Her gün yaptıkları gibi birbirleriyle helalleşip, binlerce metre aşağıdaki görev bölgelerine indiler.
Ağabey Ali, paydos sireni çaldığında derin bir ‘oh’ çekti; bugün de kazasız belasız geçmişti.
O an felaket haberi geldi, komşu ocaktan... Kardeşinin de aralarında olduğu 800’ü aşkın madenci, mahsur kalmıştı.
Hemen koştu; yangın çıkan ve yetkilerinin ne yapacağını şaşırdığı kapıdan ocağa indi. Tek başına ve korumasız...
Ali çılgınlar gibi kardeşi Akif’i arıyordu. Zifiri karanlıktaki dar hollerde, bastığı her yer birbiri üzerine yığılmış işçi cesetleriyle doluydu.
Akif... Akif diye bağırıyordu ama ses gelmiyordu. Koşarken yuvarlandı, bir ‘ceset duvarı’na çarparak durabildi. “60 kişi kadar vardı” diyor kendisi.
Birbirlerine sarılmış işçi arkadaşlarının cansız vücutlarını ayırdı.
Üç-beş derken ne kadar cesedi sağa-sola çektiğini hatırlamasa da, Akif’i gördü. Sarıldığı arkadaşından ayırdı, nefesini yokladı. Gözleri fırlayacakmış gibi büyümüş kardeşi soluk almıyordu.Sırtladı, yanan taşıma bandından yükselen ve yüzünü yalayan alevlere aldırış etmeden çıkışa koştu.45 derecelik bir eğim vardı. Koştu, koştu... Sırtındaki kardeşiyle maden çıkışına ulaştı. Ama geç kalmıştı... Akif, 32 yaşındaki kardeşi artık yaşamıyordu. Maden faciasındaki bu gerçek öykü, aslında, o gün yaşanan yüzlerce trajediden sadece biri...Sabah şakalaşarak ayrıldığı kardeşinin cesedini taşımanın şokunu henüz atamamıştı; isyan ediyordu.
Felaketten hemen sonra ocağa ilk inen kişiydi ama yetişememişti, kurtaramamıştı kardeşini.
“Ben bile geç kaldım. Yüzlerce kişinin halini artık siz düşünün” dedi; şöyle devam etti:
“Kardeşim 1200 lira aylıkla çalışıyordu. Trafo nasıl patlar aklım almıyor. Büyük ihmal.
‘Kaza’ diyorlar ama felakete böyle bakmak, hayatlarını kaybeden madencilerin kemiklerini sızlatmaktır.
Ellerimle çıkardığım kardeşimin cansız bedenini bile göstermiyorlar. Sorumluların ihmalleri; bilirkişi ya da müfettiş raporlarıyla değil, sağ çıkan arkadaşlarımızla konuşarak tespit edilmeli..."
Yorumlar
+ Yorum Yap
Yorum yazarak topluluk kurallarımızı kabul etmiş ve tüm sorumluluğu üstlenmiş olursunuz.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
İlginizi Çekebilir

Giresun’da ayak tenisi şöleni şampiyonlukla tamamlandı

Giresun’un yeşil alanları bakıma alındı

AK Parti Giresun’da yerel yönetimler bir araya geldi

CHP Giresun İl Başkanlığının kapıları yeniden açılıyor

Bulancakspor A Takımı için yetenek avı! Gençlere büyük fırsat!
Trend Haberler
Mersin İl Emniyet Müdürü Aktaş’tan anlamlı ziyaretler

AK Parti Giresun İl Başkanı Alkan, Genç ve Dinamik ekibini açıkladı

Bulancak’ta Sanatın Yeni Adresi, Erdinç Ekmekçi Sanat Akademisi

CHP Giresun İl Başkanlığına Karaibrahim atandı

Prof. Dr. Güzel’in öğrencilik hayalindeki başarısının hikayesi



