Yıldız Haber
Yıldız Haber
Açık
Giresun · 25°C
Bizi Takip Edin
05 Aralık 2013 - 22:53 - Güncellenme: 30 Ekim 2020 - 19:15 G: 30 Ekim 2020 - 19:15

ANNE VE BABALAR; ÇOCUKLARINIZA SAHİP ÇIKIN

0 Okunma 0 Paylaşım
Bir zamanlar yerleşmiş bir kavram var idi. Yaklaşık yirmi yıl öncesinde çok söylenirdi. Yaramaz (özellikle erkek) çocuklarını ilköğretim okuluna getiren veliler (özellikle anneler) hocam (öğretmenim) bu çok yaramaz. Eti senin olsun kemiği benim olsun derdi. Kadirşinas öğretmenlerde düzelir, düzelir diyerek veliyi ikna etmeye çalışırlardı. Ama içinden de çoğu zaman şu ifadeler geçmiştir: Hanım, hanım bizde çok var; eti de senin olsun kemiği de. Sen bir çocuğun ile uğraşamıyorsun da ben yüzlerce çocuk ile nasıl baş edeyim. Eğitimciler (her kademedeki) dersini mi verecek, yoksa aslan terbiyecisi mi olacak. Yaklaşık 20 yıl önce sigaram yakalanmasın diye okuluna dal sigara ile gelen liseli şimdi sigarasını sınıfta içiyor. Alay edercesine hocasına, hocam bu akşam beraber kafayı çekelim, felekten bir gece çalalım mı diyebiliyor. Hatta okulun bahçesine, okula hatta sınıfa girer iken hocası ile karşılaştığında, bir saniye dahi beklemeyip, Ya kapıda çarpışıyor veya hocasını beklemeye mecbur bırakıyor. Yükseköğrenimde bir kat daha fazla. Sınıfta öğrencinin uygunsuz davranışını  ikaz eden idareciler belalarını buluyorlar. Bunun ülkemizde çok büyük örnekleri var. 15.11.2013 tarihli haberlerde İstanbul Ümraniye’de öğrencinin yakınları tarafından darp edilen öğretmenden, annem ne bekliyorsunuz. Senin çocuğuna ne verebilir bu öğretmen anneciğim. İstanbul Gaziosmanpaşa’da bir lisenin Müdür yardımcısı 20.11.2013 tarihinde bir grup öğrencinin saldırısına uğruyor. Zaman, zaman sağlık çalışanlarının hasta yakınları tarafından saldırıya uğradığını biliyoruz. Gerçekten çok üzülüyorum. Kahroluyorum. Bunu herkes hemen duyuyor ve uzun süre gündemde kalıyor. Protesto eylemleri yapılıyor. Eğitimcilerin sindirildiğini düşünüyorum. İdareci olmayan eğitimciler ise öğrencilerin, uygunsuz, anormal davranışlarını gördüklerinde başlarına bela almamak için görmemezlikten geliyorlar.  Anneler unutmayın, ilk mürebbi annedir. Beşikte giren mezarda çıkar. Unutmayın. Eğitim camiasının, hak edenlere ”Seni okutan hocanın” dedirmemek için maksimum gayret içinde olduğuna inanıyorum. Bu sorumluluğu herkes taşımalıdır.  Giresun Üniversitesi öğrenci olaylarının olmadığı bir üniversite olarak övünülür iken, 19.11.2013 tarihinde izinsiz yürüyüş yapmak isteyen öğrencilere polis müdahale etti. 13 kişi göz altına alındı. Neyi protesto etmek istiyorsunuz. Hükümetin öğrenci evleri kararını tabiî ki.  Kimden izin aldın. Sana ne. Sen kanun koyucumusun. Kimden aldığın hangi yetkiyi kullanıyorsun. Yolları kapatmaya, kamu düzenini bozmaya ne hakkın var.  Annem, çocuklarını okumaya mı gönderdin, yoksa asayiş memurluğuna mı gönderdin? Kaldığınız evler sanki kontrol edildi bu zamana kadar. Aynı evde kalmanıza bile gerek yok ki, yapmak istediklerinizi her yerde yapıyorsunuz. Hatta bazen çevrenizdekileri tahrik ederek. Kendinizi, mazlum, sahte kahraman yapmak istiyorsunuz. Yemezler. TBMM Başkan Vekili Sayın Sadık YAKUT 20.11.2013 günü 14. Ulusal çocuk formunda şöyle diyordu: Maalesef şimdiye kadar kız ve erkek öğrencilerin birlikte eğitim yaptırılmasını büyük bir yanlışlık olarak değerlendiriyorum.”  Sayın Yakut kıyamet mi koparmak istiyorsunuz.  Unutmayalım, eğitim sisteminde çok büyük sorunlar var. Hepimizin ortak sorumluluğu olduğunu bilelim. Yarının yatırımının bugünden yapılması gerektiğini inkarı mümkün olmayan bir gerçektir. Bugünkü sorunların, dünkü hatalarımızın sonucu olduğunu unutmayalım.                                                       Kul Cafer’im Senin sözün dinlenmez.                                                       Kan gelir gözünden artık yaş gelmez.                                                       Çağ dışı gelişme bu aklın mı ermez.                                                       Dediler ağlama belki düzelir. ……………… Selam ve Dua ile  

Yorumlar

+ Yorum Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!