AMACA GİDEN HER YOL MÜBAH MIDIR?
Politika Latincede "poli" ve "tika" kavramlarından türetilmiştir. Poli, "çok" Tika ise "yüz" demektir: ÇOKYÜZ. Politika= Siyaset= Çokyüz. Politikanın ve politik eylemlerin birçok yüzünün olduğu çok açık. Ne var ki, kavramın diğer bir anlamı olan iki yüzlülük, birçok eylemde doğurdukları sonuç bakımından toplumda da aynı kanaatı uyandırıyor. İki yüzlülük. Son yıllarda yaşananlara bakıldığında siyasetin gerek uluslararası alanda ve gerekse de ülke içinde iki yüzlülükten başka bir sonuç üretmediği ortada. Tüm partilerde bu görüşü destekleyen onlarca örneği görmek mümkün.
Siyasetin ahlak ile bağını koparan ve temel değerlerimizi siyasetin dışına iten İtalyan Nicollo Machiavelli en kaba tabiri ile "Amaca giden her yol mubahtır” düşüncesini siyaset felsefesinin içine sokmuştur.
Politikada artık ilahi ahlak ve ilkeler bir kenara itilmiş, gücü olan kendi güç alanı içinde kendi ahlakını dayatmaya başlamıştır.
Machiavelli takipçileri ne düşünür bilmem ama onun teorisine bizim inancımızın cevabı çok açık:(Allah’ım!) Bizi, sıratel müstakim’e (doğru yola) ulaştır. O yol ki; üzerine nimet verdiklerinin yoludur, gazaba uğramış ve dalalette olanların yolu değildir.
(Fatiha 6-7)
Aslında, baktığımızda tüm partilerin bir misyonu ve vizyonu olduğu; dayandığı bir felsefe ve inanç, güç aldığı bir sosyal sınıf, olmazsa olmazları, asla vazgeçemeyecekleri evrensel değerleri ve ilkeleri olduğunu görüyoruz. Olmalıdır da. Tabanlarına, halka ve dünyaya kendilerini bu değer ve misyonlarıyla sunarlar. Peki gerçek böyle midir? Malesef çoğu zaman “amaca giden yol mübah” sayılarak tüm kırmızıçizgiler yerle yeksan edilip ilkeler yok sayılabiliyor. Çünkü iyi-kötü, doğru-yanlış, meşru-gayrimeşru konusunda
herkes kendinin “bilirkişi” olduğuna inanıyor, ama yanılıyor. Bu durumu günümüz dünyasında yoğun biçimde ve ibretle yaşıyoruz. O nedenle insan bazen kazandığını zannederken aslında kaybediyor; bazen de kaybettiğini düşünürken aslında kazanıyor. Çünkü en doğrusunu Allah biliyor.
Siyasetin iyice yozlaştığı günümüzde“politikada hiçbir şey onur meselesi değildir”seviyelerini yaşıyoruz. Davanın, inancın, ideolojinin peşinden gidecek eskisi gibi gönül erleri ve militan kalmadı artık. Bu yüzden gençlerimiz de haklı olarak siyasetten uzak “apolitik” bir noktada duruyorlar, ama olaylara karşı da bir o kadar duyarlılar.
Parti misyonu, vizyonu ve ilkeleriyle uzaktan yakından ilgisi olmayan ya da bu değerleri yitirmiş; hatta, fırsatını bulduğu anda Brutus’e rahmet okutacak insanlar hesapsız kitapsız biçimde bir belediye başkanlığı, bir vekillik için partilere yamandıkça siyasette dejenerasyon ve çürüme yaşanıyor. Bu devşirmelere ve yoldan çıkmışlara yol verenler davaya gönül ve emek verenlerin ve dahi toplumun vicdanını yaralıyor, ilkeleri kirletiyor. Allah amaca giden “her yol”dan değil, doğru yoldan (sıratel müstakim)ayırmasın.
Yorumlar
+ Yorum YapHenüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Gözden Kaçmasın
HANGİ İŞİMİZ DOĞRU Kİ?
Görüntüle →