Yıldız Haber
Yıldız Haber
Açık
Giresun · 25°C
Bizi Takip Edin
08 Eylül 2014 - 23:05 - Güncellenme: 30 Ekim 2020 - 19:15 G: 30 Ekim 2020 - 19:15

ALLAH'I ZİKİR

0 Okunma 0 Paylaşım
Zikir, lügatte "bir şeyi kalple veya dil ile anma, hatırlama, akılda tutma" manasına gelir. İslam Istılahı’nda ise "Allah-ü Teâlâ'yı anmak, hatırlamak, dilde ve gönülde tutmak, O'nu unutmamak, gaflet halinde olmamak" manasında kullanılır. Daha hususi olarak Allah ism-i şerifini ve esmâ-i hüsnâyı, "lâ İlahe illallah" gibi diğer dinî ifadeleri dil ile tekrar etmeye de zikir denir. Zikir, dil ile olmakla beraber kalbî zikir daha faziletli olarak kabul edilmiştir. Kur’ân-ı Azimü’ş-Şân’da Allah’ı zikr ve tesbih etmeye teşvik eden birçok Ayet-i Kerime vardır. “Ey İman edenler, Allah’ı çok zikredin. Sabah akşam O’nu tesbih edin.” “Allah’ı çok zikredin ki kurtuluşa eresiniz”, ve “Siz beni zikredin ki ben de sizi zikredeyim” meallerindeki Ayet-i Kerimeler zikrin ehemmiyetini anlamamız için kâfidir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) de bir Hadis-i Şeriflerinde şöyle buyuruyorlar : “Bir topluluk Allah’ı zikretmek üzere bir araya gelirse melekler onların etrafını sarar, Allah’ın rahmeti onları kaplar, üzerlerine sekinet iner ve Allah-ü Teâlâ onları kendi katındakilere medh eder.” Tesbih ise Allah-ü Teâlâ’nın her türlü noksan sıfatlardan münezzeh ve kemal sıfatlarla muttasıf bulunduğunu ifade etmek demektir. Kur’ân-ı Kerim’de zikrin nasıl yapılması icap ettiği de bizlere öğretilmiştir. A’raf Suresi’nde mealen şöyle buyruluyor: “Kendi kendine, yalvararak ve ürpererek, hafif bir sesle (gizlice) sabah akşam Rabbini zikret, gafillerden olma” Aziz okuyucularım Bu Ayet-i Kerime’de Allah (c.c.)’yu dil ile zikrederken aynı zamanda kalben ve ruhen de zikir halinde olmak, kulluk şuuru ve edebiyle, Allah'a hürmetten dolayı ürpererek yakarış hali içinde O'nu zikretmek icab ettiği ifade edilmektedir. İmam-ı Gazâlî Hz. bu mevzuyu izah Ederken zikrin bütün ibadetlerin en yücesi ve en faydalısı olduğunu, fakat böyle olabilmesi için zikreden kişinin kalbinde ünsiyet ve muhabbet bulunması gerektiğini; böyle bir ruhî halin olmadığı, sadece dilde kalan zikrin insanın manevî hayatına ve ahlâkî tekâmülüne hiçbir tesirde bulunmayacağını ifade etmektedir. Nitekim ayetin sonundaki "Gafillerden olma!" ikazı da bu hususa işaret etmektedir. “Dikkat edin! Kapler ancak Allah’ı zikir ile huzur ve itmi’nan bulur”, buyrulduğu üzere kalbi sükûnete erdirecek yegâne gıda zikrullah’tır ve “O gün ne bir mal ne de evlat menfaat verebilir. Ancak Allah’a Kalb-i Selim ile kavuşanlar müstesnâ”, buyrulduğu üzere de ahirette menfaat elde edecek kişi ise, Mevlası’nın zikri ile masivâdan kurtularak kalbini selim hale getirmiş kişidir.

Yorumlar

+ Yorum Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!