google-site-verification=lcbBA5jv3SZD9qKu3g9jzVeQxgMhJLSjKnbR_TdAPUo
Gündem Haber Girişi: 27.06.2022 - 16:43, Güncelleme: 27.06.2022 - 16:43

Aile Hekimleri ve Aile Sağlığı Çalışanları İş Bırakıyor

 

Aile Hekimleri ve Aile Sağlığı Çalışanları İş Bırakıyor

Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliğine tepki gösteren Aile Hekimliği Çalışanları bir kez daha seslerini yükseltmeye hazırlanıyor.
Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliğine tepki gösteren Aile Hekimliği Çalışanları bir kez daha seslerini yükseltmeye hazırlanıyor. Birlik ve Dayanışma Sendikası, ‘Ceza Yönetmeliği’ olarak nitelendirdiği yönetmeliğin geri çekilmesi için 30 Haziran-1 Temmuz’da işi bırakma eylemi yapıyor.   Sağlık Bakanlığı’nın 30 Haziran 2021 tarihinde yayınladığı Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği, 1 Temmuz 2021 tarihinde yürürlüğe girmiş ve Aile Hekimliğinde çalışanlar tarafından tepkiyle karşılanmıştı. Yönetmeliğin geri çekilmesini isteyen Birlik ve Dayanışma Sendikası üyeleri, halen yürürlükte olan yönetmeliğin 1.yılında 30 Haziran-1 Temmuz 2022 tarihlerinde iş bırakma eylemi gerçekleştiriyor. Sendikadan yapılan açıklamada, yönetmelik iptal edilinceye ve iş güvencesini tehdit eden hukuksuz uygulamalar düzeltilinceye kadar eylemlerin devam edeceği belirtildi.   Birlik ve Dayanışma Sendikası olarak “ceza yönetmeliği”nin geri çekilmesinde ısrar ettikleri belirtilen açıklamada “Yıllardır artarak devam eden hak ve gelir kayıplarımızın giderilmesini beklerken bir yıl önce, pandeminin ortasında karşımıza bu ceza yönetmeliği çıkartıldı” denildi.   Yönetmeliğin, aile hekimleri ve aile sağlığı çalışanlarının iş güvencesini, ifade ve savunma özgürlüğünü ortadan kaldırdığını, baskı ve cezaları artırdığını, tüm özlük haklarını yok ettiğini belirtilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:   “Salgında canla başla çalışan Aile Hekimleri ve Aile Sağlığı Çalışanlarına ceza gibi yönetmelik”   “Salgının ortasında canla başla çalışan, hastalanan biz aile hekimliği çalışanlarının hiçbir derdine çare olmayan bu yönetmeliğe “ceza yönetmeliği” diyoruz. Aile Hekimliğinde çalışanların ücretli yıllık izin hakkı yok. Yıllık izne çıkıldığında, hastalık nedeniyle raporlu olunduğunda vekalet yoksa maaşlarda ciddi oranlarda kesintiler yapılıyor. Gebe, bebek izlem ve aşılarında haksız performans kesintisi uygulamaları dayatılıyor. Entegre ve cezaevi Aile Hekimleri sorunları, Sağlık’ta şiddet, yetersiz iş güvenliği devam ediyor. Giderlerini karşılamakta zorlanılan kiralık binalarda, eksik bırakılmış işgücü ile iş yükü altında ezilen aile hekimliği çalışanları ülkenin içinde olduğu ekonomik ortamda artık geçinemiyor. Aile sağlığı merkezlerinin tüm masrafları aile hekimlerinin sırtına yüklenmiş durumdadır. Tüm masraflar üç kata yakın artarken aile hekimliği sistemini sürdürmek imkansız hale gelmiştir. Yönetmelik bunların hiçbirine çözüm getirmedi ve getirmiyor...”   “Aile Hekimleri Haklıyken Bile Haklarında Soruşturma Açılabiliyor”   Kanunen, tıbben ve meslek etiği gereği haklı oldukları durumlarda bile Aile hekimleri ve Aile Sağlığı çalışanlarının haklarında kolayca soruşturma açılabildiğini ve ceza puanı verildiğini belirten Birlik ve Dayanışma Sendikası, yönetmelikle cezayı önerenin, cezanın savunmasını isteyen ve değerlendirenin, cezayı kesinleştirenin, yaptırımı gerçekleştirenin aynı kişi ve kurum olduğuna dikkat çekti.   Yönetmeliğin iptali davası açıldı   Açıklamada çalışan üzerinde baskıyı arttırmak, mobbingi kolaylaştırmak amaçlı, art niyetli ve kanunlara aykırı bu yönetmeliğin hala yürürlükte olması eleştirilirken, sendikanın bu konuda birçok kez itiraz ettiği, yönetmeliğe karşı iki ayrı dava açtığı da hatırlatıldı.   Birlik ve Dayanışma Sendikasının açıklamasında “2021 Ağustos ayından beri pek çok defa iş bıraktık. Sorunları, talepleri duyurduk. Bu yönetmeliğin pek çok maddesi ile hukuka aykırı olduğunu söyledik. Yönetmeliğe karşı iki ayrı dava açtık. Davamız Anayasa Mahkemesine gönderildi. Yerel idare ve inisiyatiflerin keyfi karar ve uygulamalarının haksız ve yasal olmayan durumlara yol açabileceği konusunda ısrarla uyardık. Endişelerimizde haklı olduğumuzu aradan geçen sürede gördük ve yaşadık. Fakat Sağlık Bakanlığı bizleri görmüyor, duymuyor. Koruyucu hekimliğin sağlığın birinci koşulu olduğunu yok sayıyor. Güçlendirilmesi, donanım ve imkanlarının arttırılması için hiçbir çaba göstermiyor.” denildi.
Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliğine tepki gösteren Aile Hekimliği Çalışanları bir kez daha seslerini yükseltmeye hazırlanıyor.

Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliğine tepki gösteren Aile Hekimliği Çalışanları bir kez daha seslerini yükseltmeye hazırlanıyor. Birlik ve Dayanışma Sendikası, ‘Ceza Yönetmeliği’ olarak nitelendirdiği yönetmeliğin geri çekilmesi için 30 Haziran-1 Temmuz’da işi bırakma eylemi yapıyor.

 

Sağlık Bakanlığı’nın 30 Haziran 2021 tarihinde yayınladığı Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği, 1 Temmuz 2021 tarihinde yürürlüğe girmiş ve Aile Hekimliğinde çalışanlar tarafından tepkiyle karşılanmıştı. Yönetmeliğin geri çekilmesini isteyen Birlik ve Dayanışma Sendikası üyeleri, halen yürürlükte olan yönetmeliğin 1.yılında 30 Haziran-1 Temmuz 2022 tarihlerinde iş bırakma eylemi gerçekleştiriyor. Sendikadan yapılan açıklamada, yönetmelik iptal edilinceye ve iş güvencesini tehdit eden hukuksuz uygulamalar düzeltilinceye kadar eylemlerin devam edeceği belirtildi.

 

Birlik ve Dayanışma Sendikası olarak “ceza yönetmeliği”nin geri çekilmesinde ısrar ettikleri belirtilen açıklamada “Yıllardır artarak devam eden hak ve gelir kayıplarımızın giderilmesini beklerken bir yıl önce, pandeminin ortasında karşımıza bu ceza yönetmeliği çıkartıldı” denildi.

 

Yönetmeliğin, aile hekimleri ve aile sağlığı çalışanlarının iş güvencesini, ifade ve savunma özgürlüğünü ortadan kaldırdığını, baskı ve cezaları artırdığını, tüm özlük haklarını yok ettiğini belirtilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:

 

“Salgında canla başla çalışan Aile Hekimleri ve Aile Sağlığı Çalışanlarına ceza gibi yönetmelik”

 

“Salgının ortasında canla başla çalışan, hastalanan biz aile hekimliği çalışanlarının hiçbir derdine çare olmayan bu yönetmeliğe “ceza yönetmeliği” diyoruz. Aile Hekimliğinde çalışanların ücretli yıllık izin hakkı yok. Yıllık izne çıkıldığında, hastalık nedeniyle raporlu olunduğunda vekalet yoksa maaşlarda ciddi oranlarda kesintiler yapılıyor. Gebe, bebek izlem ve aşılarında haksız performans kesintisi uygulamaları dayatılıyor. Entegre ve cezaevi Aile Hekimleri sorunları, Sağlık’ta şiddet, yetersiz iş güvenliği devam ediyor. Giderlerini karşılamakta zorlanılan kiralık binalarda, eksik bırakılmış işgücü ile iş yükü altında ezilen aile hekimliği çalışanları ülkenin içinde olduğu ekonomik ortamda artık geçinemiyor. Aile sağlığı merkezlerinin tüm masrafları aile hekimlerinin sırtına yüklenmiş durumdadır. Tüm masraflar üç kata yakın artarken aile hekimliği sistemini sürdürmek imkansız hale gelmiştir. Yönetmelik bunların hiçbirine çözüm getirmedi ve getirmiyor...”

 

“Aile Hekimleri Haklıyken Bile Haklarında Soruşturma Açılabiliyor”

 

Kanunen, tıbben ve meslek etiği gereği haklı oldukları durumlarda bile Aile hekimleri ve Aile Sağlığı çalışanlarının haklarında kolayca soruşturma açılabildiğini ve ceza puanı verildiğini belirten Birlik ve Dayanışma Sendikası, yönetmelikle cezayı önerenin, cezanın savunmasını isteyen ve değerlendirenin, cezayı kesinleştirenin, yaptırımı gerçekleştirenin aynı kişi ve kurum olduğuna dikkat çekti.

 

Yönetmeliğin iptali davası açıldı

 

Açıklamada çalışan üzerinde baskıyı arttırmak, mobbingi kolaylaştırmak amaçlı, art niyetli ve kanunlara aykırı bu yönetmeliğin hala yürürlükte olması eleştirilirken, sendikanın bu konuda birçok kez itiraz ettiği, yönetmeliğe karşı iki ayrı dava açtığı da hatırlatıldı.

 

Birlik ve Dayanışma Sendikasının açıklamasında “2021 Ağustos ayından beri pek çok defa iş bıraktık. Sorunları, talepleri duyurduk. Bu yönetmeliğin pek çok maddesi ile hukuka aykırı olduğunu söyledik. Yönetmeliğe karşı iki ayrı dava açtık. Davamız Anayasa Mahkemesine gönderildi. Yerel idare ve inisiyatiflerin keyfi karar ve uygulamalarının haksız ve yasal olmayan durumlara yol açabileceği konusunda ısrarla uyardık. Endişelerimizde haklı olduğumuzu aradan geçen sürede gördük ve yaşadık. Fakat Sağlık Bakanlığı bizleri görmüyor, duymuyor. Koruyucu hekimliğin sağlığın birinci koşulu olduğunu yok sayıyor. Güçlendirilmesi, donanım ve imkanlarının arttırılması için hiçbir çaba göstermiyor.” denildi.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yildizhaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.