Yıldız Haber
Yıldız Haber
Açık
Giresun · 21°C
Bizi Takip Edin
20 Kasım 2014 - 23:40 - Güncellenme: 30 Ekim 2020 - 19:15 G: 30 Ekim 2020 - 19:15

AHLAK-I HAMİDE ((ÜZEL AHLAK)

0 Okunma 0 Paylaşım
İnsanların, Allah'ın rızasına muvafık bir hayat yaşayıp dünya ve ahirette saadet ve selamete kavuşmaları için gönderilen Din-i Celil-i İslam; ilim, amel ve ihlâs olmak üzere üç cüzden mürekkeptir. Allah dostlarından bir zat bu hususu şu sözleriyle ifade etmişlerdir: “Yine malumları olsun ki Dini Celil-i İslam üç cüzden mürekkeptir. Bunlar İlim, amel ve ihlâs’tan ibarettir. Bu üç cüzden her biri tahakkuk etmedikçe İslam’ın kemali tahakkuk eylemez. Ne zaman ki İslam tahakkuk eder, rızay-ı Bârî hâsıl olur. Rızay-ı Mevla ise bütün dünyevi ve uhrevi saadetlere kefildir.” Bu cüzlerin kendisinde tahakkuk ettiği bir insanın sahip olacağı mühim hususiyetlerden biri de güzel ahlaktır. Ahlâk-ı hamîde sebebiyle insanın elde edeceği iyi haller, kazanacağı güzellikler, yapacağı güzel fiiller sayılamayacak kadar çoktur. Çünkü ahlakını güzelleştiren bir insandan sadır olan fiiller de elbette güzel olur. Mesela güzel ahlak sahibi mü'minlerin, bu hususiyetleri sebebiyle elde edecekleri bazı güzel meziyetler, Âl-i İmran Suresi’nde şöyle ifade olunmaktadır: "O takvâ sahipleri ki, bollukta da darlıkta da Allah için harcarlar; öfkelerini yutarlar ve insanları affederler. Allah iyilik sahibi olanları sever.” Peygamber Efendimiz (s.a.v.) her hususta olduğu gibi, ahlakının güzelliği hususunda da insanların en mükemmeli idi. Onun ahlakı hakkında Kalem Suresi'nin 4. âyet-i kerîmesinde şöyle buyruluyor: "Ve sen elbette büyük bir ahlak üzeresin" Siz çok değerli okurlarım Rasül-i Ekrem (s.a.v.) Efendimizin, bu güzel ahlakının mü'minler üzerindeki tezahürleri de başka bir âyet-i kerîmede şöyle ifade olunuyor: “Kasem olsun ki; size kendinizden öyle bir Peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya uğramanız ona çok ağır gelir. O size çok düşkün, ancak mü’minlere karşı çok şefkatlidir, merhametlidir.” Hz. Aişe (r.anhâ) Validemiz, kendisine Rasülullah (s.a.v.) Efendimiz'in ahlakı sorulunca, soran zata hitaben "Sen Kur'ân okumuyor musun? Onun ahlakı Kur'ân idi." buyurmuşlardır. Hz. Enes (r.a.) anlatıyor: "Ben Rasülullah (s.a.v.)'in elinden daha yumuşak ne bir atlasa ne de bir ipeğe dokundum. Rasülullah'ın kokusundan daha güzel bir râiha koklamadım. Tam on sene O'na hizmet ettim; bana asla 'öf' bile demedi. Yaptığım bir şey için 'bunu niye böyle yaptın' demediği gibi; yapmadığım bir şey sebebiyle de “niye şöyle yapmadın” demedi. Bir cemiyette ahlak bozulduğu zaman o toplumun yok olması muhakkaktır. Ahlak, meziyetlerin en üstünüdür. Bir cemiyet ahlaken çökerse o cemiyetin yıkılması da mümkündür. Cemiyetimize ve çocuklarımıza sahip çıkalım.

Yorumlar

+ Yorum Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!