Yıldız Haber
Yıldız Haber
Açık
Giresun · 25°C
Bizi Takip Edin
15 Kasım 2011 - 13:49 - Güncellenme: 30 Ekim 2020 - 19:15 G: 30 Ekim 2020 - 19:15

AÇIK HAPİSHANE

0 Okunma 0 Paylaşım
Başlığa bakarak belki de tahmin ettiniz bu hapishaneyi! Günümüzde artık kentler birer açık hapishaneye dönmüş durumda. Bu hapishanede;  her gün bilgi selinin altında kalmış, varlığı sayıya indirgenmiş, araba kazasında ya da depremde ölen, hastane kapılarında, iş kuyruklarında bekleyen, kansere yakalanan ve nüfus istatistiklerine sayı olarak giren büyük halk kütleleri yaşamaktadır. Bu halk kütlelerin kendi yaşamlarını doğru boyutlarıyla algıladıklarını söylemek olası mı?    Bu hapishanede en basit adamın bile rahatsız olduğu gürültüden yani ses kirliliğinden söz etmek istiyorum. Öncelikle otomobil ya da telefon reklamı yıl boyu ağustos böceği gürültüsü gibi. Başka reklamları da katarsanız en büyük görüntü ve ses kirliliğinin reklam olduğunu fazla tartışmadan kabul edersiniz. Zavallı insan beyni bu görsel ve işitsel hücum karşısında çaresizdir. Bunlara kenti çınlatan araba, fren gürültülerini, ambulans sirenlerini de ekleyin. Fazla yaşlanmış olanlar dışında kimse artık daha sessiz dünyayı hatırlamadığı için gürültüyü doğal farz ediyor. Biz dünyanın yok olan sükunetine acıyoruz. Estetik yoksulu mimari, görsel kirliliğin fonunu oluşturuyor. Yapı cephelerini dolduran oransız yazılar, reklam panolarını işgal eden binlerce sırıtkan yüz donmuş tebessümleriyle her adımınıza eşlik ediyor. Tüm bu yakınmalara karşı insanlar, ‘ ne yapalım çağdaş uygarlık!’ diyebilirler. Yani uygarlıkla ses ve görüntü kirliliğini ve reklamı eşleştirirler ya da birbirlerine karıştırırlar. Bir çöplükte doğarsanız, çöplükte yaşamak sizi rahatsız etmeyebilir. Farkında olmamak, beyni yıkanmışlık demektir. Çağdaş tüketim uygarlığının yarattığı fiziksel çevre toplumların beynini yıkayan bir ideolojik hapishanedir. Bütün bunlar sadece yüzeysel bir kirlenme değildir. Sizin aramadığınız şeyleri sürekli tekrar edip kişisel yaşamınızın kapılarını zorluyor, içeri giriyor. Telefonunuza gece yarısı mesaj bırakmak gibi. Bu kirlenme çevrenin bekaretine sürekli tecavüz eden bir zorba süreçtir. Çekil git ! diyemiyorsunuz.  Çünkü mekanik bir düzen.  Bu yaşamınızı gerginleştiriyor. Bazen insan düşünmeden edemiyor; Acaba, saf yaşam bağlamında, sultanların kulu olanlar mı daha özgürdü, yoksa zincire vurulduğunun farkında olmayan bu günkü demokratik tüketim toplumunun üyeleri mi?  

Yorumlar

+ Yorum Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!