25 Temmuz 2016 - 18:55 - Güncellenme: 30 Ekim 2020 - 19:15
G: 30 Ekim 2020 - 19:15
15 TEMMUZ DARBE TEŞEBBÜSÜNÜN ARDINDAN
Milletimiz 15 Temmuz gecesi
tarihinin en acımasız ve en kanlı darbe teşebbüsüyle karşı karşıya kaldı. Hatta
darbe teşebbüsünden de öte, bir iç savaş başlatma teşebbüsü ile karşı karşıya
kaldı. Çünkü darbeler devlete ait kurumların sevk ve idaresini silah gücüyle
ele geçirmeyi hedeflerken, yaşadığımız olay, devlete ait kurumların en acımasız
ve gaddarca bombalanıp yok edilmesini amaçlamakta idi.
Yine geçmişinde bir çok darbeler yaşayan bu
millet, tarihinde ilk defa kendisine
doğrultulan namlulara gözünü kırpmadan, göğsünü açarak meydan okumuş ve
düşmanların kirli ve kanlı planlarını
boşa çıkarmıştır. Halkımızdan bir çoğu bu uğurda canından geçmiş, şehit
olmuştur. Böylece hem şimdi hem de gelecekte bu milletin gönlünde minnetle ve
saygıyla anılabilecek bir yerin sahibi olmuşlardır.
Dünyada kendisine doğrultulan
silahlara yüreğini siper edinerek karşı koyan milletlerin sayısı yok denecek kadar
azdır. İşte kendisine doğrultulan namlu karşısında bu karşı koyuş, bu direniş
milletimizin geleceğini daha özgür ve bağımsız kılacak, düşmanların hile ve
tuzaklarının etkisinden uzak bir geleceğe taşıyacaktır
Bu askeri darbelerin her zaman
bir esas planlayıcıları bir de maşaları olmuştur. Maşalar, günün şartlarına
göre değişiklikler gösterebiliyor. Bazen
Genç Subaylar, bazen din karşıtı generaller, bazen tek bir paşa...
Şimdi de güya dindar bir
örgütlenme ile halkın karşısına geçilmiştir.
Yıllardır İslam dünyasına
tahakküm etmekten, bütün zenginliklerini hoyratça yağmalamaktan, tüm
güzelliklerini ters yüz etmekten, halklarını en acımasız yöntemlerle
katletmekten başka bir amacı olmayan Amerika’nın yüreğine sığınmış ve İslam
dünyasına, hatta tüm insanlığa efendisinin penceresinden bakmış ve bir çok saf
insanı yüreğinden yakalayarak, efendisinin hizmetçisi yapmış, dini referans
alan Fethullahçı bir örgüt ile halkın karşısına geçilmiştir.
Halkımız böyle bir örgütle, yani
din adına bir yapılanmayla en zayıf yerinden yakalanmıştır. Gerçi tarih boyu da
en geçerli kandırma yolu Allah adına, din adına yapılan kandırmalar olmuştur.
Fakat bizim olup bitenlerin
gerçek ve hakikatini görebilme noktasında şöyle bir sıkıntımız var. Bizler,
nedendir bilinmez, bütün zihinsel ve fiziksel gücümüzü maşa üzerine
yoğunlaştırmışız. Maşayı tutan eli veya elleri pek zihinsel gündemimize
almamışız. O maşayı tutanların gerçek niyetlerini anlamaya çalışmamışız Onların
gözlerinin içine bakarak “sizin gerçek kimliğinizi çözdük” diye haykırmamışız.
Bizler hep Şeytan’ın o meşhur çatallı
yabasıyla ilgilenmişiz. Ama gerçek Şeytan’la ilgilenmemişiz. Ya da bu insanlara
Şeytan’ı tanıtmamışız.
Peki, gerçek maşayı tutanı, oyunu
kuranı, Şeytan’ı tanımazsak ne olur?
Bu gün Fetö terör örgütüyle el
ense çekmiştir. Yarın “Oh be. Bu işi hallettik” dediğimizde bu sefer başka bir
oyunla, başka bir maşayla karşımıza
çıkacaktır. Eğer sadece oyuna takılırsak, bilin ki Şeytan’da oyun
tükenmeyecektir.
Sadece maşalara, paşalara, yabalara
karşı değil esas, tarihimizdeki bütün darbelerin arkasında olan büyük Şeytan, Amerika’ya
karşı da uyanık olalım. Onu da açık edelim. “Seni biliyoruz, saklanamazsın”
diyelim.
Unutmayın gerçekte Şeytan bizim için apaçık
bir düşmandır.
Yorumlar
+ Yorum Yap
Yorum yazarak topluluk kurallarımızı kabul etmiş ve tüm sorumluluğu üstlenmiş olursunuz.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
İlginizi Çekebilir

15 Temmuz Şehitler Ortaokulu çevresinde yol ve kaldırım yenilendi

Motorinde Büyük İndirim Beklentisi

Giresun’da ayak tenisi şöleni şampiyonlukla tamamlandı

Sessiz Yaşlanma Dönemi Başladı!

Başkan Fuat Köse dolmuşçu esnafıyla kahvaltıda buluştu
Trend Haberler
Mersin İl Emniyet Müdürü Aktaş’tan anlamlı ziyaretler

AK Parti Giresun İl Başkanı Alkan, Genç ve Dinamik ekibini açıkladı

Bulancak’ta Sanatın Yeni Adresi, Erdinç Ekmekçi Sanat Akademisi

CHP Giresun İl Başkanlığına Karaibrahim atandı

Prof. Dr. Güzel’in öğrencilik hayalindeki başarısının hikayesi



